Evet, tüketim kültüründe tercihlerimizi bir çok şey etkiler. Ülkenin meşei, içindekiler, şirket politikası.. gibi.
Bir ülkenin vatandaşlarının kendi yerli mallarını boykot etmesi, sadece ekonomik değil, sosyo-kültürel ve milli bilinç açısından da ciddi sonuçlar doğurur. Yerli üretimin desteklenmesi, sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda bir ülkenin kültürel kimliğinin korunması, bağımsızlığının güçlenmesi ve toplumsal dayanışmanın devamı milli sermayenin gücünün korunması açısından da hayati bir önem arz eder.
Toplumsal Dayanışma Zedelenir: Bir toplum, ortak değerler ve ekonomik bağımsızlık çerçevesinde birleştiğinde güçlü olur. Ancak yerli üretime karşı bir boykot, toplumu kendi içinde bölebilir. Bir kesim boykotu desteklerken diğerleri karşı çıkabilir ve bu durum sosyal çatışmalara yol açabilir. Dün dışarı çıktık alışveriş için. Markette kızım bir ürün gördü ve istedi. Ben de boykot bilincimi küçük kızıma aşılamak için “Kızım biz onları almıyoruz, yemiyoruz. Onlar insanları öldürüyor.” şeklinde cevaplar veriyorum ve kızım da bunu kabul ediyor başka bir şey alıyoruz muadili varsa.
Tüketici Bilincinde Bölünme: Yerli ürünlerin boykot edilmesi, tüketici bilincinde karışıklıklara yol açabilir. Bir yanda marka üretim talep eden kesimler, diğer yanda milli üretimi korumak isteyen boykot ehli insanlar arasında gerilimler doğabilir.
Sosyal Adalet Sorunları Ortaya Çıkabilir: Yerli üretimin zayıflaması, işçi haklarının ihmal edilmesine, yerli üreticilerin zarar görmesine ve düşük gelirli kesimlerin daha fazla mağdur olmasına neden olabilir. Çalışma Ekonomisi ve İş İlişkileri Tarihi incelenirse bunun bir çok örneğini görebilirsiniz.
Milli Kimlik Erozyona Uğrayabilir: Yerli malların boykot edilmesi, sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda kültürel bir kimlik kaybı anlamına da gelebilir. Bir ülkenin sanayisi ve markaları, o ülkenin kültürel mirasının bir parçasıdır. Bu boykot, uzun vadede milli kimliğin aşınmasına neden olabilir.
Yerel Üretimin Kültürel Değeri Azalır: Ülkeler, genellikle kendilerine özgü ürünlerle tanınır. Mesela Türk halıları, Fransız parfümleri veya Japon elektronik ürünleri Çin menşeli ürünler gibi.
Eğer bir millet kendi üretimini küçümser veya boykot ederse, zamanla bu ürünlerin dünya çapında da değeri azalabilir. Yerini başka yerlerde üretilen ürünler hemen doldurur.
Dil ve Kültür Üzerinde Olumsuz Etki: Yerli üretime karşı bir boykot, kültürel ürünlere de yansıyabilir. Yerli yayıncılık, sinema, müzik ve sanat gibi sektörler de bu dalgadan etkilenebilir. Bu da ülkenin kültürel bağımsızlığına zarar verebilir.
Bağımsızlık ve Egemenlik Zarar Görür: Tarihte ekonomik bağımsızlık, siyasi bağımsızlığın temel taşlarından biri olmuştur. Eğer bir millet kendi üretimine çeşitli sebepler altında sırt çevirirse, dışa bağımlılığı artar ve ekonomik baskılara daha açık hale gelir.
Milli Gurur ve Özgüven Kaybı Yaşanabilir: Bir ülkenin kendi ürettiklerini boykot etmesi, o ülkenin vatandaşlarında "biz iyi üretim yapamıyoruz, kalitesiz vb" algısını oluşturabilir. Bu da toplumsal özgüvenin azalmasına yol açabilir. Türk malı kalitesiz ama İsrail malı daha dayanıklı gibi boş lakırdılar artabilir. Ben alışverişlerimde yerli marketlerimizi tercih ediyorum.
Uluslararası İtibar Sarsılabilir: Eğer bir millet kendi mallarına güvenmiyorsa, yabancı yatırımcılar da bu ülkenin üretimine güven duymakta zorlanır. Bu durum ülkenin ticari imajına zarar verebilir.
Milli Üretimi Eleştirmek Yerine Geliştirmek Hat-ı Hareketimiz Olsun: Eğer yerli üretimde sorunlar varsa, bu sorunları dile getirerek iyileştirme yönünde baskı oluşturmak daha etkili bir yöntemdir. Kalitesiz veya etik dışı üretim yapan firmalar teşhir edilebilir, ancak genel olarak milli üretim desteklenmelidir.
Yerel Üreticilere Destek Olunmalı: Büyük şirketler etik dışı davranıyorsa, daha küçük ve etik üreticiler ön plana çıkarılmalı ve desteklenmelidir. Böylece arz talep dengesine göre kalitede de yükselmeler oluşacaktır.
Tüketici Bilinci Artırılmalı: Vatandaşlar, hem milli değerlere sahip çıkmayı hem de kaliteli ve adil üretimi talep etmeyi öğrenmelidir. Kaliteli ve etik üretim yapan yerli firmalar teşvik ve tercih edilmeli gidilen çeşitli mağazalarda da bu ürünler talep edilmelidir.
Dışa Bağımlılığı Artırmak Yerine İç Üretimi Güçlendirmek: Eğer fiyat politikası veya kalite sorunları nedeniyle bir boykot düşünülüyorsa, çözüm üretimi terk etmek değil, onu daha rekabetçi hale getirmek olmalıdır.
Yerli ve Milli ürünleri boykota davet eden başkanın düşünceleri ne kadar istikametli ve ne kadar bu ülke millet lehinde düşündüğü de düşünülmelidir. Partisinde yapılan usulsüzlük ve yolsuzlukları gündem etmeme gerek yok zaten.
Netice itibariyle, Kendi ülkesinin yerli mallarını boykot etmek, uzun vadede sosyo-kültürel ve milli kimlik açısından zarar verici olabilir.
Eğer sorunlar varsa, bu sorunlara yapıcı çözümler üretilmeli, milli üretim tamamen reddedilmemelidir.
Unutulmamalıdır ki, güçlü bir millet, kendi üretimini geliştirerek, onun kalitesini artırarak ve onu dünyaya tanıtarak büyüyebilir.
Boykot üzerine yazmış olduğum diğer iki yazımı da okunmanızı tavsiye ederim.
Ne mutlu milli ve yerli ürün üretim tüketim derdinde olanlara..
Selam ve dua ile..
Muhammed Numan Özel